YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9805
KARAR NO : 2013/20529
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın bağ komşusu olup, kendisini …. olarak tanıtarak zilyetliği katılana ait olan bağı 7000,00 TL karşılığında, önceden düzenlenmiş, borçlusu … olarak görünen üç adet senet karşılığı satın aldığı, katılanın da bu senetleri daha önce borçlu olduğu tanık …’e ciro ederek verdiği, senetlerin vadesinde ödenmemesi üzerine tanığın yaptığı icra takibine sanık tarafından senet borçlusunun kendisi olmadığı gerekçesi ile itiraz edildiği somut olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında katılan ile aralarında bir alışveriş olmadığını, senet üzerindeki borçlu olarak görünen kişinin soyadının “…” olarak görünmesine karşın kendi soyadının “Özel” olduğunu beyan etmesi, tanık olarak dinlenen …’ın da dosyaya ibraz edilen protokolde görüldüğü üzere suça konu bağı kendisinin alıp karşılığında da bahsi geçen
senetleri verdiğini ifade etmesi karşısında kullanılan senetlerin sahte olmadığının anlaşılması nedeniyle, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesi ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.