Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9888 E. 2014/4036 K. 05.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9888
KARAR NO : 2014/4036
KARAR TARİHİ : 05.03.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/66225
MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/06/2009
NUMARASI : 2007/512 (E) ve 2009/724 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, iftira

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın mesai saatleri dışında katılan S.. N..’ın sahibi olduğu dershanede, öğretmenlik yapmak konusunda katılanla anlaştıkları, sanığın görev yaptığı okuldaki öğrencilerin bir kısmının şikayetçi S.. N..’a ait dershanede eğitim aldıkları ve bu öğrencilerin kurs ücretlerini şüpheliye verdikleri, ancak sanığın öğrencilerden tahsil ettiği kurs ücretlerini dershaneye teslim etmediği ayrıca sanığın, katılanlardan C.. N.. hakkında kendisine zorla senet imza ettirildiği ve tehdit edildiği iddiasıyla şikayette bulunduğu şikayet sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.04.2006 ve 2006/47464 no ile takipsizlik kararı verildiği, sanığın katılan C.. N.. hakkında işlemediği bir suçtan şikayette bulunarak hakkında soruşturma başlatılmasına sebebiyet verdiği belirtilen olayda;
Sanığın aşamalarda yüklenen suçları işlemediğini, öğrencilerden veya velilerden dershaneye verilmek üzere aldığı paraları S.. N.. veya S.. E.. N.. teslim ettiğini, bunun öğrenci veya velide bulunan kartekslere ve karşılığında dershanede bulunan kartekslere işlendiğini, üstelik S.. E..N..’ın hazırladığı 11.08.2005 tarihli dershaneye borcu olan öğrenciler listesinde, dosyada dilekçeleri bulunan ve tanık olarak ifadeleri alınan velilerin hiçbirinin çocuklarının adı bulunmadığını, bilirkişi incelemesinin eksik belgeler üzerinde yapılmış olduğunu iddia etmesi ve iftira suçu açısından hükme konu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının C.. N.. hakkında verdiği 27.04.2006 ve 2006/47464 no’lu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın getirtilip incelenmemiş olması karşısında;
Maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından katılanlardan öncelikle sanığın dershane hesabına aktarması gerektiği belirtilen ödemelerin hangi tarihlere ait ödemeler olduğu sorulup, dosyada adı geçen öğrenciler için dershanede tutulan karteks tabir edilen belgelerin ve kartesklerin öğrencilerdeki nüshalarının istenerek karşılaştırılması S.. E.. N..’ın tanık olarak dinlenilerek 11.08.2005 tarihli dershaneye borcu olan öğrenciler listesini hazırlayıp hazırlamadığının sorularak belge aslının denetime olanak sağlayacak şekilde dosyaya eklenerek dershanenin belirtilen döneme ilişkin tüm muhasebe kayıt ve belgeleri üzerinde konunun uzmanı kişilerden oluşan bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp denetime olanak sağlayacak şekilde rapor alındıktan ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2006 ve 2006/47464 no ile takipsizlik kararı getirtilip incelendikten sonra elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın çalıştığı dershanede öğrencilerden dershane ücreti alma yetkisi olmadığı halde dershane öğrencisi yada velisi durumunda olan kişilerden güven ilişkisine dayalı olarak dershaneye teslim edilmek üzere aldığı paraları katılanlara teslim etmediğinin anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesinde öngörülen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde TCK’nın 155/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.