Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/10074 E. 2013/12371 K. 03.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10074
KARAR NO : 2013/12371
KARAR TARİHİ : 03.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında kurulan hüküm bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlarndırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere … C. Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanık …’ün müşteki …ile arkadaş oldukları daha sonra ayrıldıkları …’ın … ile nişanlandığını ve bir daha aramamasını …’e söylemesine rağmen …’ün ısrarla aramalara ve mesaj göndermelere devam ettiği, müştekinin bu durumu nişanlısı …’a söylemesi üzerine …’ın alkollü olarak kullandığı araç ile birlikte …’ün aracının arkasına çarparak maddi hasara neden olduğu, evden …’ün çıkması üzerine … ile karşılıklı küfürleştikleri, …’ün seslenmesi üzerine içeriden oğlu … ve eşi …’ün de çıkıp geldiği, …, … ve …’ün …’a vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları karşılıklı olarak birbirlerine küfür ettikleri ayrıca …’ün müşteki …’a eliyle vurarak yaraladığının iddia edildiği somut olayda;
a-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm bakımından yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi,
yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın kasıtlı olarak katılanın aracına çarptığına ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
b-Sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozmak ve kasten yaralama, sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler bakımından yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan mahkumiyetlerin kesin hüküm niteliğinde olduğu ve CMUK’nın 305/2. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanıkların mükerrir sayılarak cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından tekerrür ile ilgili kısımların çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.