YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10084
KARAR NO : 2013/12387
KARAR TARİHİ : 03.07.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan …’ın … …. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.05.2008 gün ve 2007/600 esas sayılı dava dosyalı ile Vergi Usul Yasası’na aykırılıktan yargılandığı ve mahkemece adı geçen katılanın 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sözkonusu kararın kesinleştiği, infaz aşamasında sanığın yakalandığı ve karakola alındığı, bu sırada sanığın da kesinleşmiş bir suçu nedeni ile yakalanıp aynı karakola alındığı, katılan … ve sanığın burada tanıştıkları, katılan …’ın durumunu sanık …’ye açıkladığı, bilahare adı geçenlerin tutuklandıkları ve cezaevine alındıkları, cezaevinde de ilişkilerinin devam ettiği, bu ilişkiler
sırasında sanığın katılan …’a kanunları iyi bildiğini, tanıdıkları avukatları olduğunu, ayrıca dışarda tanıdıkları bulunduğunu ve bu konuda yardım edebileceğini söyleyerek katılandan yakınlarına ait telefonu aldığı, cezaevinden çıktıktan sonra katılan …’ın kayınbiraderi olan katılan …’i aradığı ve kendisine hitaben “İlyas’ın haksız yere içerde yattığını, kendisini kurtarabileceğini, bu amaçla …’da tanıdıkları bulunduğunu, lehine karar çıkartabileceğini” beyan ederek ve katılanın güvenini sağlamak sureti ile adı geçen katılandan 3880 TL’yi havale ile 700 TL’yi de nakit olarak alıp ortadan kaybolduğu anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık hakkında teselsül eden eylemleri nedeniyle TCK 43. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.