Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/10122 E. 2013/7827 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10122
KARAR NO : 2013/7827
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

KARAR

Nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından sanıklar … ve …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37, 204/1, 62, 158/1-j, 168/1, 52/2 ve 158/son maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis, 10 ay hapis ve 5.400,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince hapis cezalarının ertelenmesine dair, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2009/478 esas, 2011/717 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04.03.2013 gün ve 2013/3636/15231 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2013 gün ve 2013/91014 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında adlî para cezasına hükmolunurken haksız menfaatin iki katı olan 5.400,00 Türk lirası adlî para cezasına yükseltilmesine suretiyle hüküm kurulmuş ise de; Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 19/12/2012 tarihli ve 2011/17889 esas, 2012/45974 sayılı kararında da belirtildiği üzere: “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158.maddesinin 1.fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde, suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması durumunda, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52.maddesi uyarınca, 20 ilâ 100 Türk lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği “biçimindeki açıklamalar karşısında, somut olayda doğrudan haksız elde edilen yararın iki katı esas alınmak suretiyle sanıklar hakkında yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

5237 Sayılı Yasa’da 765 Sayılı Yasa’dan farklı olarak “gün para cezası sistemi” kabul edildiği için bu sistemde nispi para cezasına yer verilmemiştir. İlgili maddelerin gerekçe bölümlerinde de 5237 Sayılı TCK. nun sisteminde nispi para cezasının öngörülmediği açıkça belirtilmektedir. Ancak, 5237 Sayılı Yasanın 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29.06.2005 gün ve 5377 Sayılı Yasanın 19.maddesi ile değişik TCK.nun 158/1.fıkrasına eklenen “…Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” cümlesi ile getirilen yeni değişikliğe ilişkin gerekçede de belirtildiği üzere, 158.maddenin 1.fıkrasına eklenen son cümledeki “…adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması gerekmektedir.
5237 sayılı TCK.nun 52.maddesinin 1.fıkrası “Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan paranın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki adli para cezasının tanımı yapıldıktan sonra aynı maddenin 3. fıkrasında “Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.” ve aynı Kanunun 61.maddesinin 8. fıkrasında ise “Adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır.Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” hükümleri ile yasa koyucu adli para cezasının mutlaka gün üzerinden tayin edilmesi gerektiğini belirtmektedir.
5237 Sayılı TCK.nun 158.maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olup olmadığına bakılacaktır.
Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli değil ise, 5 ila 5.000 tam gün arasında TCK.nun 61.maddesi hükmü göz önünde bulundurularak takdir edilen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Bu açıklama kapsamında kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.11.2011 gün ve 2009/478 esas 2011/717 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4. fıkrasının “d” bendi uyarınca BOZULMASINA, mahkemenin suçu kabul ve takdirine bağlı kalınıp hükümlerdeki adli para cezasına ilişkin 100, gün, 33 gün, 27 gün 540 gün ve 5.400 TL uygulamasının tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla 270 gün, 90 gün, 75 gün ve 1.500. TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına“ ibarelerinin eklenmesine, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.