YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10130
KARAR NO : 2013/8270
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
Mala zarar verme suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31 ve 52. maddeleri uyarınca 1.600 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair …2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2008 tarihli ve 2007/484 esas, 2008/1426 sayılı sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/03/2013 gün ve 2013/3857/15661 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/03/2013 gün ve 2013/91112 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, …Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24/05/2007 tarihli iddianamede, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu islediğinden bahisle cezalandırılması için kamu davası açılmasına rağmen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” seklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan aynı Kanun’un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet
isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddianame içeriğine göre mala zarar verme suçundan dolayı kamu davası açılmadığı, dava konusu edilen hırsızlık suçunun açıklanması sırasında bu olaydan söz edilmesinin kamu davası açıldığı anlamına gelmeyeceği, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, CMK.nun 226/1. maddesinin sadece suç niteliğinin değişmesi halinde uygulanabileceği, CMUK.nun 259. maddesindeki düzenlemeye benzer bir hükme 5271 sayılı CMK.nın da yer verilmediği nazara alınmadan ve CMK.nun 225/1. maddesinin “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” hükmüne aykırı biçimde anılan suçtan usulen kamu davasının açılması sağlanmadan hüküm kurulduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; …2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2008 gün ve 2007/484 esas 2008/1426 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’ın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, VERİLEN CEZANIN KALDIRILMASINA, dosyanın adı geçen mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 06.05.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.