YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10180
KARAR NO : 2013/12504
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme, hakaret, yaralama, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde,265. maddesi ile düzenlenen;“Görevini Yaptırmamak İçin Direnme”suçuyla korunan hukuki yarar,kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup;bu suçta,kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır.Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu,seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla,cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır.Bu suçun oluşabilmesi için,öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur.Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir … için değil,görevine giren bir … için koruma sağlamaktadır.Cebir,kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle,kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse,fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır.Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir.Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeğe elverişli,doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu
isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın , olay günü saat 18:45 sıralarında … Kemal … Mahallesi … Caddesi … Köprüsü üzerinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, kaza mahallinde … Trafik Tescil Denetleme Büro Amirliği görevlilerince yapılan incelemede kazaya karışan sanığın ,daha önce ehliyetine geçicisüreyle el konulmuş olmasına rağmen araç kullandığı ve alkollü olduğunun tespit edilmesi üzerine hakkında işlem yapılmak üzere … Trafik Şube Müdürlüğü’ne götürüldüğü, Trafik Şube Müdürlüğü’nde sanığın hakkında cezai işlem uygulayan görevli polis memuru mağdur …’e “sen bana daha önce de işlem yapmıştın, bunun hesabına sana soracağım, aileni ve çocuklarını rahatsız edeceğim , şimdi evine gidip sana neler yapacağımı göstereceğim ” diyerek tehdit ettiği ve Trafik Şube Müdürlüğü’nden koşarak dışarı çıktığı, yolda önceden tanıdığı tanıklar … ve … ile karşılaştığı, tanıklar ile konuştuğu sırada yanlarına tanık …’in mahalleden tanıdığı olan katılan …’ın geldiği ve elindeki cep telefonunu tanık …’ye göstererek cep telefonundaki mesajları nasıl iptal ettireceğini sorduğu, bu esnada sanığın
katılan …’a “abi git başımdan, benim g… yanmış, sen karı kız peşindesin” dediği,katılanın ” benim seninle işim yok” demesi üzerine de tanık …’nin elinde bulunan katılan …’a ait cep telefonunu alıp yere fırlattığı ve zarar verdiği, ardından katılan …’a hitaben “s… git buradan, benim g.. acısı bana yeter” diyerek hakaret içerikli sözler söylediği, tanıklar … ve …’in olayın büyümesini engellemek amacıyla katılanı uzaklaştırdıkları,sanığın olay yerinden ayrılan katılanın peşinden giderek arkasından yaklaşıp katılanın önce kafasına, ardından gözüne yumrukla vurduğu, ele geçirilemeyen bıçak ile katılanı bacağından basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı ,olay yerinden kaçan sanığın bu kez önceden yerini bildiği mağdur …’in evinin önüne giderek cadde üzerinde park halinde bulunan 52 A 7458 plaka sayılı ekip aracını tekmeleyerek sağ ön dikiz aynasını kırdığının anlaşıldığı olayda , sanığın katılan …’a yönelik eylemlerinin silahla kasten yaralama , hakaret ve mala zarar verme suçlarını , mağdur …’e yönelik eylemlerinin kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.