Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/10194 E. 2013/12133 K. 01.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10194
KARAR NO : 2013/12133
KARAR TARİHİ : 01.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocukların hırsızlık amacıyla … … Lisesi’ne girdikleri, içeri girmek için pencerelerin demir parmaklıklarını yerinden söktükleri, içerde güvenlik kamerası kayıtlarını devre dışı bırakmak amacıyla kabloları kestikleri, kamerayı kırdıkları, daha sonra idarecinin odasında bulunan dizüstü bilgisayar, projeksiyon cihazı, harddisk, bir çok bilgisayar parçaları ve kasada bulunan 100 TL parayı çaldıkları, çocukların başka bir hırsızlık olayı nedeniyle yakalandıklarında, söz konusu eşyaların kendilerinde olduğunu, olay günü … isimli bir arkadaşının kendilerini arayarak bir çuval bilgisayar malzemesini çalarak okulun yanındaki bahçeye bıraktığını belirttiğini, kendilerinin de gidip ordan eşyalarını aldıklarını, okulun içine girmediklerini söyledikleri, yapılan incelemede, olay yerindeki parmak izlerinden birinin …’ya ait olduğunun belirtildiği, ifadelerde adı geçen … isimli kişinin açık kimliği ve adresinin çocuklar tarafından bilinmediği, böyle bir kişinin var olduğuna dair delil de bulunmadığı, böylece suça sürüklenen çocukların iştirak halinde nitelikli hırsızlık, kamu malına zarar verme ve nitelikli işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran suça
sürüklenen çocuğun haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere … Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu malına zarar verme ve geceleyin kamuya ait eşya hakkında hırsızlık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan beyanı, çocukların ifadeleri, parmak izi inceleme raporu, keşif tutanağı, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğinin sabit olması karşısında, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a-Suça sürüklenen çocuklar, olay yerine gittiklerinde, henüz havanın yeni karardığını beyan ettiklerinden, suç tarihindeki güneşin doğuş ve batış saatlerinin araştırılması, eylemin gece vakti gerçekleştirildiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilip tartışılmasından sonra suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle haklarında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması,
b-Katılanın, eşyaların bir kısmının kendisine iade edildiğini belirtmesi, 03/12/2008 tarihli kolluk tutanağına göre de, bazı eşyaların suça sürüklenen çocuklar tarafından iade edildiğinin belirtilmesi karşısında, zararın tamamen veya kısmen giderilip giderilmediği, kısmi ödeme varsa; 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi kapsamında, katılana, bu kısmi ödemeye rızası olup olmadığının sorularak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c-Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
d-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında, “Çocuklar hakkında hükmedilen; adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında; suça sürüklenen çocuklar hakkında, tedbirlere uyulmaması halinde bu tedbirin hapse çevrilmesinin olanaklı olmadığı gözetilmeksizin, tedbire uyulmaması halinde hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kararın aynı yasanın 325. maddesi gereğince, hakkındaki hüküm kesinleşen suça sürüklenen çocuk …’a sirayetine, 01/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.