Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/10334 E. 2013/8314 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10334
KARAR NO : 2013/8314
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda, suça sürüklenen çocuğun…Mahallesi Endüstri Meslek Lisesine okul kapısının üzerindeki boşluktan hırsızlık amacıyla girdiği, torna tasviye bölümünden metal bölümüne kapı camını kırarak geçtiği, bu sırada bekçinin kendisini farketmesi üzerine okul binasından kaçarken olay yerine gelen kolluk kuvveti tarafından yakalandığı anlaşılmakla, mala zarar verme suçundan mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 30.03.2009 tarihli talimat duruşmasının kapalı oturum yerine, açık olarak yapılması suretiyle CMK’nın 185. maddesine muhalefet edilmesi telafisi mümkün olmadığından, bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 sayılı TCK’nun 52/4 maddesine göre para cezası taksitlendirilirken infazda duraksamaya neden olacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,
2-5275 Sayılı CGTİHK’un 106/4. maddesinde belirlenen emredici kurala aykırı olarak, ödenmeyen adli para cezasının 5237 sayılı TCK.nın 50/6. maddesi gereği hapse çevrileceği hükmüne yer verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasında yer alan taksitlendirmeye dair kısma, “aylık taksitler halinde” ibaresinin eklenmesi ve “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine” dair bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASI, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.