Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1035 E. 2014/15710 K. 29.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1035
KARAR NO : 2014/15710
KARAR TARİHİ : 29.09.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.

Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’in gebe olduğu ve sosyal güvencesinin bulunmadığı, olay tarihinde kanama geçirmesi nedeniyle aynı evde yaşadığı eltisi … kimlik belgesini alarak Kadın doğum Polikliniğinde muayene olduğu, … Sağlık Ocağı’nın yaptığı takipler sırasında durumun ortaya çıktığı olayda,
Sanık …’in suça konu sanık …’e ait nüfus cüzdanı üzerinde tahrifat yapmaksızın hastaneye girişte yetkililere ibraz ettiği, sanıkların görevli memurların denetleme olanağını ortadan kaldırmadıkları gibi, hastanedeki görevlilerin basit bir inceleme sonucunda hastaneye başvuran kişi ile nüfus cüzdanında fotoğrafı yer alan kişinin aynı kişi olmadığını kolaylıkla tespit edebilecekleri, bu durumda sanıkların katılan kurumu dolandırmaya yarayacak ve aldatma öğesini taşıyan herhangi bir hareketlerinin bulunmadığından sanıkların beraatına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.