YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1040
KARAR NO : 2014/15714
KARAR TARİHİ : 29.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Şikayetçi …’nin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan sanıklara yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve mahkemesince katılma talebi reddedilen şikayetçi kurumun temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında verilen beraat kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı ve katılan …’in temyiz talebinin incelemesinde,
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıkların suç tarihinde … … Engelliler Derneği’nin yönetim kurulu üyesi oldukları, dernek adına 2004/2005 yıllarında düzenlenen yardım kampanyasında toplanan para ile dernek adına 67.000 TL’ye satın aldıkları suça konu taşınmazı aslında 35.000 TL’ye satın alıp gizli işlemi göstermeyerek tapuda 67.000 TL’ye satın almış gibi işlem yaptırarak aradaki 32.000 TL farkı kendilerine mal edindikleri iddia edilen olayda; yazılı resmi nitelikte belge olan gayrimenkul satış akit tablosuna karşı yazılı delille ispat zorunluluğu olup aksine tanık beyanlarının dikkate alınamayacağı ve sanıkların mahkumiyetini gerektiren başkaca delil bulunmadığından tüm sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlarına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mülga 2908 sayılı Dernekler Kanununun 71/son maddesinde “Türkiye Kızılay Derneği ile Türk Hava Kurumunun mal ve paraları Devlet malı sayılır. Bunlara karşı suç işleyenler Devlet memuru gibi cezalandırılır.” hükmünün bulunduğu, bu düzenlemeye göre sanığın eylemlerinin zimmet suçunu oluşturacağı, ancak henüz teselsül sona ermeden 23/11/2004 gün ve 25649 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5253 sayılı Dernekler Kanununda Türkiye Kızılay Derneği ile Türk Hava Kurumunun mal ve paralarına karşı suç işleyenlerin Devlet memuru gibi cezalandırılacağına ilişkin düzenlemenin bulunmadığı, bu düzenlemenin yerine tüm kamuya yararlı dernekleri kapsayacak şekilde anılan Kanunun 27/son maddesi ile “Kamu yararına çalışan derneklerin mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.” hükmüne yer verildiği ve ayrıca 32/1-f maddesi ile de “Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanunu’nun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların, organlardaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına da karar verebilir.” şeklinde düzenleme yapıldığı,
Ceza Genel Kurulunun 22/10/2013 gün ve 2012/1275 Esas, 2013/419 sayılı Kararı ve yukarıda açıklamalar ışığında, zimmet suçunun kamu görevlileri ile özel yasalarında kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları öngörülen kişiler tarafından işlenebileceği, 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca TCK’nın 6/1-c maddesinin de ancak 01/01/2009 tarihinden itibaren özel yasalarda uygulanabileceği dikkate alındığında, suç tarihi itibarıyla 5253 sayılı Dernekler Kanununda Türk Hava Kurumu görevlilerinin veya dernek malına karşı suç işleyenlerin kamu görevlisi gibi cezalandırılacağına dair bir düzenleme bulunmaması nedeniyle sanığın zimmet suçunun faili olamayacağı, sübut bulan eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet Savcısı ve katılan …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.