YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10477
KARAR NO : 2015/24564
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık müdafiinin, yüzüne karşı tefhim olunan beraat kararına dair hükme yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 08.04.2011 havale tarihli dilekçesi ile vaki vekalet ücretine yönelik temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılanlar vekilinin sanık hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanığın, daha önce katılanla birlikte oturduğu apartmanın kat maliklerinden biri olduğu ve apartman yöneticisi olarak görev yaptığı, daha sonra apartman yöneticiliğine katılanın seçilmiş olduğu ancak sanığın yönetici olarak bulunduğu 2006 ve önceki yıllara ait olan defter ve belgeleri katılana teslim etmemiş olduğu iddia edilen olayda; sanığın apartmana ait tüm defter ve belgeleri masanın üzerine bıraktığını beyan etmesi, yönetici olan tanık …’in toplantı sırasıda defterlerin masanın üzerine olduğunu ancak ertesi gün 2006 yılı defterinin bulunmadığını beyan etmesi, bu durumun tutanağa bağlanmayarak bir sonraki yönetici seçilen
… böylelikle teslim edilerek en son katılan yönetici sırasında 2007 yılı için açılan alacak davasında bilirkişi incelemesine esas olmak üzere istenilen 2006 yılı defterinin bulunamaması üzerine 14.10.2008 tarihli noter ihtar ile defterin istenmesine karşılık sanığın defteri belgesiz alıp belgesiz kat malikleri huzurunda teslim ettiğini 05.12.2008 tarihli cevabi noter ihtarı ile bildirmesi, aradan geçen zaman içerisinde yönetici değişiklikleri ve 2006 yılının ibra edilmediğine dair bir iddia bulunmaması karşısında, sanığın yüklenen suçu işlediği sabit olmadığından beraatına ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.