Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1110 E. 2014/15907 K. 01.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1110
KARAR NO : 2014/15907
KARAR TARİHİ : 01.10.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/34629
MAHKEMESİ : Çaycuma Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/07/2010
NUMARASI : 2008/153 (E) ve 2010/155 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılandan cep telefonunu eşini arayacağını söyleyerek istediği, bahse konu cep telefonunu alıp görüşme yaptıktan sonra geri vermediği, içerisinde bulunan ve sim kartı katılana vererek telefon makinesini alarak sahiplendiği iddia edilen somut olayda; katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanında; arkadaşları tanıklar Ö.. B.. ve S.. Ö.. ile birlikte mahalledeki çeşme başında oturdukları sırada kendisini önceden tanığı sanığın bir araç ile bulundukları yere geldiğini kendisini çağırarak elindeki cep telefonunu eşini arayacağını söyleyerek istediğini, sanığın, köyde hırsız olarak bilindiğinden telefonunu vermek istemediğini, sanığın; “Bana güvenmiyor musun?” dediğini, kendisinden korkarak güvendiğini söylediğini, akabinde “Arabaya bin!” dediğini, arabaya bindiğini, telefonu yine istediğini, kendisinin de verdiğini, telefon bulundukları yerden çekmediği için sanığın, köyün yukarısına çıkalım dediğini, araba ile çıktıklarını, sanığın, cep telefonunu cebine koyarak kendisine “Arabadan in arkana bakmadan git!” dediğini, cep telefonunu isteyince; “Hangi bacağına sıkayım!” dediğini, sanıktan “bari sim kartı ver” diyerek sim kartı aldığını, akabinde de araçtan inerek koşarak köye gittiğini, telefonu halen almadığını açıklaması, tanıkların da katılan ile çeşme başında oturdukları sırada sanığın bir araçla gelerek katılandan telefonunu istediğini, katılan vermeyince de sanığın, katılanı arabaya çağırdığını ve beraber sanığın aracıyla gittiklerini belirtmeleri karşısındaeylemin TCK’nın 148. maddesinde yazılı yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı ve delillerin değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 01.10.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.