YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11183
KARAR NO : 2015/24452
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’nin, sanık …’den sağlık karnesini alarak kendi fotoğrafını sanık ..’in sağlık karnesindeki fotoğrafa yapıştırmak suretiyle … Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne başvurarak muayene olduğu ve bu hali ile her iki sanığın da fikir ve eylem birliği içerisinde evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia edilen somut olayda; dosya kapsamında fotoğraf değişikliği yapılan sağlık karnesinin mevcut hali ile aldatma kabiliyetine haiz olmadığı yönünde kriminal rapor bulunduğu, yine tanık olarak dinlenen Doktor …’ın tuttuğu 27/08/2010 tarihli tutanağa göre; karne incelendiğinde ibraz edilen şahsa ait olmadığının anlaşıldığı, başka deyişle tanık … karneyi eline aldığında ve ilk baktığında resmin mühürsüz ve buruşuk olduğunu hemen gördüğünün belirtildiği, bilineceği üzere dolandırıcılık suçlarında suçun temel unsurunun hile olduğu, bunun da nitelikli yalan anlamına geldiği yani yalanın, aldatıcılık vasfını taşıması ve karşı tarafta yani muhatapta aldatma sonucunu doğurması gerektiği, olayda ise sanık …, sanık … aldığı sağlık karnesinin üzerine mühürsüz ve buruşuk olmak üzere kendi resmini yapıştırdığı ve hastaneye başvurduğu, hastane görevlilerinin dosyadan anlaşıldığı kadarıyla hiçbir kontrol yapmadan direk olarak sanığın vermiş olduğu sağlık karnesi ile işleme giriştikleri, halbuki bir gün sonra kendisine sağlık karnesi ibraz edilen tanık …’ın mahkemedeki beyanında karneyi ilk aldığında resmin mühürsüz olduğunu ve buruşuk olduğunu gördüğünü beyan ettiği, bu hali ile dahi yapılmak istenilen yalan ve hilenin aldatıcılık unsurunun olmadığının aşikar olduğu, hastane görevlilerinin kendi üzerlerine düşen görevi hiç yapmamasının sorumluluğunu TCK kapsamında yasal unsurları oluşmayan bir suç yönünden sanıklara yüklenmesinin ceza adaletine de aykırı düşeceği, bu nedenle kriminal raporunun da bu hususları teyit etmesi gözetilerek sanıklar hakkında her iki suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 29.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.