YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11479
KARAR NO : 2013/12203
KARAR TARİHİ : 01.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında hükmolunan kararın niteliğine göre, katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
02.06.2007 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 11.06.2007 olarak yazıldığı anlaşılmış ise de, bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıklardan …’nin verdiği talimat ile diğer sanıklar tarafından, katılanların arazinin sınırlarını belirleyen demir korkulukların kesildiğinin iddia edildiği olayda; suça konu demir korkulukların, diğer hissedarların yasal izni ve rızası olmadan arazi üzerinde 1/4 hisse oranına sahip olan katılanlar tarafından yaptırıldığı, bu çubukların
diğer maliklerin geçişlerini zorlaştırdığı, %75’lik paya sahip olan hissedarların izni ve talimatı ile site yönetimi tarafından çubukların kaldırıldığı anlaşıldığından, müşterek mülkiyete konu alanda diğer hissedarların rızası olmaksızın demir korkuluk yapılamayacağı gibi, bahse konu projeye aykırı çitlerin kaldırılmasının hukuki zorunluluk olduğu hususları da gözetilerek, sanıkların suç işleme kastıyla hareket etmedikleri gerekçesine dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.