Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/11574 E. 2013/8693 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11574
KARAR NO : 2013/8693
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık…nın, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52.maddeleri gereğince 6.680,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında aynı Kanun’un 5/4.maddesi gereğince 1 yıl süreyle çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanmasına dair …1.Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2010 tarihli ve 2009/1011 esas, 2010/677 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24/05/2012 gün ve 2011/9011/30851 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/06/2012 gün ve 2012/145008 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-Suç tarihinde yürürlükte olan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile 20/12/2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu hükümlerinin ayrı ayrı olaya uygulanarak sonuç cezaların ve diğer yaptırımların bilerlenmesi, öncelikle asıl cezalar karşılaştırılarak daha az cezayı gerektiren kanunun lehe olduğunun kabul edilmesi, asıl cezalar eşit ise diğer yaptırımlar karşılaştırılarak lehe kanunun saptanıp, sanığın lehine sonuç doğuran kanunun bir bütün halinde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde,
2-3167 sayılı Kanun’da tedbir olarak sadece “çek hesabı açtırma yasağı”, 5941 sayılı Kanun’da ise “çek düzenleme ve çek hesabı açtırma yasağı” öngörüldüğü cihetle, 3167 sayılı Kanun’da düzenlenen tedbirin 5941 sayılı Kanunda düzenlenen tedbirden daha lehe olduğunun gözetilmemesinde,
3-Suça konu çek bedelinin 7.100,00 Türk lirası olduğu ve 31/12/2008 tarihinde bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığının çekin arka yüzüne şerh düşüldüğünün anlaşılması karşısında, 5941 sayılı Kanun’un 3/3-a-1.maddesi uyarınca bankanın sorumlu olduğu 600,00 Türk lirasının çek bedelinden mahsup edilerek sanığın karşılıksız kalan miktar olan 6.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 03.02.2012 tarih ve 28193 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6273 sayılı “Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la 5941 sayılı “Çek Kanunu”nda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin mahkemesince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden …1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 07.12.2010 gün 2009/1011 esas 2010/677 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 13.05.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.