Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1175 E. 2013/2082 K. 06.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1175
KARAR NO : 2013/2082
KARAR TARİHİ : 06.02.2013

Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan şüpheli Türk Hava Yolları uçuş sorumluları hakkında yapılan soruşturma sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca verilen 19.04.2012 tarihli ve 2012/35526 soruşturma, 2012/14124 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.08.2012 tarihli ve 2012/889 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14.12.2012 gün ve 2012/18210/71249 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2013 gün ve 2012/319451 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160.maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu; Türk Hava Yollarının ilgili seferine ait kamera kayıtları da incelenmek suretiyle şüphelilerin tespiti ile beyanlarının alınarak ve taraflarca sunulanlardan delil değerini haiz olanlar ile sanıklara isnat edilen suça ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yarar her türlü delilin re’sen ve etraflıca araştırılarak ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken , hiç bir soruşturma işlemi yapılmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın, Cumhuriyet başsavcılığınca etkin bir soruşturma yapılmasını sağlamak üzere kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesince itiraz üzerine verilen 17.08.2012 gün ve 2012/889 D. İş. sayılı kararın CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.