Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/11885 E. 2015/25513 K. 14.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11885
KARAR NO : 2015/25513
KARAR TARİHİ : 14.05.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca bir çok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
… şubesi nezdinde “şahsi” hesabı bulunan sanığın,……Ltd. ünvanlı şirketi temsil-ilzam yetkilisi tanık…ve ikinci ciranta katılan… ünvanlı şirket yetkilisi… ile kurulan ticari ilişki çerçevesinde alım-satımdan doğduğu ileri sürülen borca karşılık mal-hizmet teslimi anında suça konu 15/07/2007 keşide tarihli.. … seri no’lu, 25.000 TL bedelli, … … namına düzenlenmiş, keşideci imzası takliden atılmış olmakla sahte olduğu tespit olunan….Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/02/2009 tarih ve 2008/294 E; 2009/104 K sayılı dosyasında yer alan rapora göre) çek yaprağını tedavüle çıkarılmasını sağlamasını müteakip …. İcra Dairesinin 2007/10038 E sayılı dosyasında imza itirazında bulunması, ilgili bankaya “rıza dışı elinden çıktığından bahisle ödememe talimatı” vermesi bu suretle haksız yarar sağlaması eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık”; “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
……Ltd ünvanlı şirketin suç tarihi itibariyle münferiden temsil-ilzama yetkilisi olan sanığın aşamalardaki değişmez savunma anlatımlarında genel olarak; suça konu “şahsi hesabına ait” çek yaprağının anılan şirketin ticari faaliyetleri kapsamında bilgisi-rızası dışında muhasebeci … tarafından katılan … (tanık…vasıtasıyla) ulaştırılmış olabileceğini savunması karşısında; … ile savunma beyanlarında adı geçen …’ın iddia ve savunmalar doğrultusunda tanık sıfatlarıyla dinlenmeleri, …. İcra Dairesinin 2007/10038 E ve … İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/909 E sayılı dosyalarının getirtilip incelenmesi, suça konu çekten önceki seri no’sunu taşıyan … no’lu çek yaprağındaki keşideci imzasının aynı el ürünü olduğunun belirtilmesi nedeniyle, keşideci imzalarının …… veya katılan eli ürünü olup olmadığının uzman bilirkişiden alınacak raporla tespitine çalışılması,……Ltd ile katılanın şirketi veya tanık…arasındaki suça konu çekin verilmesini gerektirir ticari ilişkinin ortaya konulması, “şahsi çek karnesinden” verilen diğer çekler açısından da benzer sorunlur yaşanıp yaşanmadığının öğrenilmesi toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı biçimde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.