YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12036
KARAR NO : 2013/12122
KARAR TARİHİ : 01.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıkla katılanın evlerinin üst üste yapılan binalar nitelliğinde olduğu, katılanın, lavabosunun giderini dışardaki rögara bağlatmak için işçi çağırdığı, bunun için işçiler tarafından plastik borular döşendiği, sanığın da, penceresinin önünden geçen bu boruları kırarak mala zarar verdiğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda verdiği ifadesinde boruları kırdığını belirtmesi, katılan ve tanık …’nin aşamalardaki bütün ifadelerinde, boruların sanık tarafından kırıldığını doğrulamaları, alınan görgü ve tespit tutanağına göre, söz konusu boruların sanık tarafından kırıldığının tespit edilmesi karşısında, tanık … beyanına neden itibar edilmediğinin karar yerinde tartışılması, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesi ile yargılama aşamasındaki ifadesi arasında çelişkinin giderilmesi, sanığın
beyanının … 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2006/692 esas numarasıyla görülen olayla ilgisinin bulunup bulunmadığı, her iki olayın suç tarihlerinin ne olduğu, boruların farklı tarihlerde kırıldığı belirtilmekle iddianameye konu olan olayla diğer olayların hangi tarihte gerçekleştiği ve sanığın beyanının hangi olaya ait olduğunun araştırılması, katılanın, kendi evinin içine pis sular geldiğini, bu nedenle zarar gördüğünü belirttiği, diğer yandan ise, borular henüz döşenirken kırıldığının ifade edildiği dikkate alınarak bu çelişkilerin giderilmesi, bu şekilde bütün delillerin toplanmasından sonra refakate uzman bilirkişi alınarak mahallinde keşif icra edilmesi, söz konusu borunun döşenmesinin sanığın evine bir zararının olup olmadığı, bahsettiği gibi evinin içindeki eşyaların çürümesine ya da rutubete neden olup olmadığı hususlarının tespit edilerek denetime elverişli rapor alınması, bu şekilde sanığın suç işleme kastıyla hareket edip etmediğinin de araştırılmasından sanığın sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme, yetersiz gerekçe ve çelişkiler giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.