Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1230 E. 2013/2557 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1230
KARAR NO : 2013/2557
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar … (…), …, …, …, …, … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararları ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; hakkındaki karar temyiz edilmeyen sanık …’ın … Petrol adı altında bir şirket kurduğu, ticaret odalarında kayıtlı bulunmayan Minka Danışmanlık Şirketi aracılığıyla Uluslararası Kalite Sistem Sertifikasını aldığı, bu sertifikayı kullanarak Avrupa Birliği Projesinden yüklü miktarda ödenek alacağını, bu nedenle kamu kurum ve kuruluşlarının kalorifer sistemlerine ait yakıt tanklarını temizlemek istediklerini belirterek Samsun İl ve İlçelerinde bulunan kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlara tavsiye niteliğinde İl Özel İdare Müdürlüğünden ve Samsun İl Encümeninden karar çıkmasını, Samsun İl Sağlık Müdürlüğünden de ilçe hastane başhekimliklerine söz konusu şirketin ihtiyaçları halinde ücretsiz kalorifer tesisat, bakım ve baca temizliği yaptırabileceklerini belirtir bir yazı çıkarttığı, firma elemanları olan diğer sanıkların bu yazıya dayanarak, sanıklardan …’nın olmadığı halde kendisini Makine Mühendisi, hakkında ayırma kararı verilen açık kimliği tespit edilemeyen … isimli şahsın da kendisini Çevre Mühendisi olarak tanıtmak suretiyle, şirketlerine ait olduklarını belirttikleri tankerle, Bafra Devlet Hastanesi Baştabipliği Müdürlüğüne başvurdukları, burada Samsun’da serbest makine mühendisi olarak görev yapan sanık … ile …’in kendilerini şirketin Karadeniz Bölge Müdürleri olarak tanıtarak hastane müdürü olan şikayetçi ile görüştükleri, daha önceden kalorifer yakıt tankı temizliğini yaptıklarını kurumlardan verilen teşekkür belgelerini de göstererek temizlik işlemi yapıyor görünüp kalorifer yakıt tanklarının kontrollerine de mani olarak, yakıt tankında bulunan 2120 litre kalorifer yakıtını kendi tankerlerine yükleyip götürmeleri şeklinde gerçekleşen olayda nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanıklar …(…), …, …, …, … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii tayini gerekmesine rağmen, 10.05.2007 tarihinde Iğdır Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanığın alınan savunmasında zorunlu müdafiinin bulundurulmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olduğunun tespit edilmesi karşısında verilen cezada 5237 Sayılı TCK’nın 31/3 maddesi gereğince indirim yapılmadan fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.