YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12512
KARAR NO : 2013/12452
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezalarının nev’i ve ayrı ayrı mağdur sayısınca verilmesi nazara alınarak, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, “… Kuyumculuk” isimli kuyumcu dükkanını işlettiği, katılanlar ve mağdurları paralarını ve altınlarını kendine ait işyerinde değerlendirmeleri ve almış oldukları altınları işletmek amacıyla işyerinin kasasında bırakmaları konusunda ikna edip, bu çerçevede değişik zamanlarda katılan …’dan 1,5 kg altın karşılığı para, katılan …’ten 66.500,00 TL katılan …’dan 55.000,00 TL katılan …’den 6.000,00 TL katılan …’tan 102.71 gram altın, katılan …’den 330 gram altın ve 10.000,00 TL para, katılan …’dan 53.60 gram altın, katılan …’tan 153.67 gram altın, katılan …’dan 35.000,00 TL para, katılan …’dan 100 gram altın, katılan …’dan 121.36 gram altın, katılan …’den 64.13 gram altın, katılan …’dan 400 gram altın, katılan …’dan 37 gram altın, katılan ……’den 1.000,00 TL para, mağdur …’dan 7.000,00 TL para, mağdur …’dan 5.000,00 TL para, mağdur … …’dan 40 gram altın, mağdur …’den 3.100,00 TL para, mağdur …’tan 207.51 gram altın, mağdur …’dan 146.30 gram altın, mağdur …’dan 500 gram altın, mağdur …’dan 215,225,535 gram altın karşılığı para ve bir kısım altın aldığı daha sonra bu para ve altınları sahipleri olan katılanlar ve mağdurlara vermeyip işyerini kapatarak kaçtığı olayda,
1-Sanık hakkında katılanlar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ile mağdurlar … …, …, …, …, …, …, … ve …’e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın, suçun işlenmesinden sonra bizzat pişmanlık göstererek katılanların ve mağdurların uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle kısmen veya tamamen giderdiğine dair dosya içeriğine yansıyan herhangi bir bilgi, beyan veya belgenin bulunmaması, katılan …’ın eşi olan Şaban Topal’ın tanık olarak dinlenilmesinin sonuca etkili görülmemesi nedeniyle tebliğnamedeki bu hususlarda bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Mahkemenin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar …, … vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık hakkında katılan …’a yönelik eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Katılan … aşamalarda değişmeyen beyanında, biriktirdikleri paralar ile sanıktan zaman zaman altın aldıklarını, 50 adet ata lirası olarak tabir edilen altının biriktiğini, sanığın kendilerine gelip konuşarak suça konu altın ve paraları borç olarak istediğini, kendilerininde bunları borç olarak verip karşılığında senet aldıklarını belirtmesi karşısında, eylemin taraflar arasındaki alacak ve borç ilişkisine dayanan hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu ve bu nedenle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanununun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA 04.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.