Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/12540 E. 2013/12243 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12540
KARAR NO : 2013/12243
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Somut olayda; katılanın sanıklardan … daha önce kaçırmaya teşebbüs ettiğini iddia eden sanıkların ve görevi nedeni ile soruşturması ayrı yapılan … …’in sanık …’ın kullandığı araç ile katılanın kullandığı aracı takip edip, sanık …’ın araca yandan çarpıp sıkıştırıp zarar vermek suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu, katılanın aracını durdurması üzerine sanıkların araca yumruk ve tekmelerle zarar verip sinkaflı sözlerle hakaret ettikleri ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladıkları iddia edilen olayda; sanık … …’in katılan tarafından kaçırılmaya çalışıldığı iddiası üzerine sanık …’ın aracı ile katılanın aracını takip ederek durmasını istediği, katılanın durmadığı iki aracın birbirine çarpması sonucu katılan hakkında da mala zarar verme suçundan dava açıldığı, bu durumda araçların birbirine sürtünmesi nedeniyle olşan zararın sanık …’ın hareketinden kaynaklandığının belirlenemediği, ayrıca katılanın aracındaki hasarı olaydan üç ay sonra tespit ettirmesinin bu hasarların sanıklar tarafından oluşturulduğu hususunda şüphe oluşturduğu, sanıkların “olay yerine gelen vatandaşların katılana müdahale ettiklerine” ilişkin savunmaları da göz önüne alındığında isnat edilen suçların sanıklar tarafından işlendiği hususunda iddiadan başka delil bulunmadığından mahkemenin beraat kararına yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02.07.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.