YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12655
KARAR NO : 2015/26271
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdurun perde dikim işi ile uğraştığı, sanığın mağdurun işyerine gelerek elyaf olup olmadığını, 5 kg alacağını, 200 TL bozuk parasının olup olmadığını sorduğu, mağdurun olumlu yanıt vermesi üzerine, sanığın telefonla konuşuyormuş gibi yaptığı, telefonu kapattıktan sonra elyaf almaktan vazgeçtiğini parça kumaş istediğini, mağdurun kumaşı kesmeye başlaması üzerine sanığın mağdurdan 200 TL para üstünü istediği, mağdurun sanığa para vermediğini söylemesi üzerine sanığın ısrarla 200 TL para istediği, sanığın parayı alamayacağını anlayınca işyerinden uzaklaştığı, böylece sanığın dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, mağdur beyanı, sanığın ikrar yönünde savunması ve tüm dosya kapsamına göre atılı dolandırıcılığa teşebbüs suçunun sanık tarafından işlendiğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “100 gün”, “25 gün” ”20 gün” ve “(20×20) 400 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” , “1 gün” ”1 gün” ve “(20×1) 20 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.