YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13
KARAR NO : 2013/12868
KARAR TARİHİ : 10.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi …
SUÇ : Dolandırıcılık,resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’a hükmedilen cezanın nev’i ve miktarına göre yasal koşulları bulunmadığından, sanığın duruşmalı temyiz inceleme isteminin, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’un … Dış Tic Ltd.Şti.’nin temsilcisi olduğu, bu şirketin katılanlar … ve … ile uzun süredir ticari ilişkilerde bulunduğu… nolu …. nolu 5.000.00 TL, 3200892 nolu 5.000,00 TL tutarında 4 adet çekin keşide edildikten sonra katılanlardan satın alınan kirazlara karşılık olarak şoför … aracılığıyla katılanlara gönderildiği, çeklerin üç tanesinin karşılığının çıkmadığı, karşılığı çıkmayan çeklerin şirketi temsile yetkili olan sanık …’in değil şirketin muhasebe işleri ile ilgilenen diğer sanık …’ın imzaladığı, bu hususu sanık …’ın
açıkça kabul ettiği, …’ın şirket kurucusu …’ un yurt içinde ve dışında işleri olduğundan ve ilçe dışına çıkması gerektiğinden şifahen kendisine imza yetkisini verdiğini, bu eyleminin şirket müdürü …in muvafakatı ile gerçekleştiğini beyan ettiği, tanık …’nun kamyonculuk yaptığını, …-…’de faaliyet gösteren … Dış Tic.Ltd.Şti. adına dört adet çek verildiğini, çekleri … ile şirket temsilcisi …’un birlikte verdiklerini, bu çekleri …’ya getirerek kiraz satın aldıkları kişilere verilmek üzere …’a verdiğini beyan etmiş olup şirketin kurucusu ve temsilcisi olan sanık …’in katılanlara karşılıklı ticari ilişkiler içerisinde olduğu, aldıkları kirazlar için sanık …’a çek imzalatarak katılanlara gönderilmesini sağladığı anlaşılmakla,
1-Sanıklar….. ve … hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanunun 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkındaki hükmün ilgili bölümüne “sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 2.200,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıklar …, … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, ayrıca sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
a)Resmi belgede sahtecilik suçunda,5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde teselsülün gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği gözetilerek olayda uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 43. maddesi ile fazla ceza tayini,
b)Sanık …’un şirket adına aldığı mallara karşılık … Dış Tic.Ltd.Şirketine ait çekleri diğer sanık …’e imzalanması talimatını verip katılanlara teslimini sağlayarak sahte çek tanzim edip nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanıkların savunması ve katılanların beyanlarına göre,sanık …’un yetkilisi olduğu şirket ile katılanlar arasında yoğun bir ticari ilişkinin yaşandığı, söz konusu çeklerinde katılanlardan önceden alınan meyve karşılığında düzenlenip verildiği, çeklerin bir kısmının ödendiğinin belirtildiği, söz konusu çeklerin önceden doğmuş borç karşılığında verilmiş olup olmadığının tespitinin yapılarak sonucuna göre , sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.