YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14133
KARAR NO : 2014/2667
KARAR TARİHİ : 13.02.2014
Tebliğname No : 9 – 2011/247638
MAHKEMESİ : Beyoğlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/12/2010
NUMARASI : 2009/279 (E) ve 2010/719 (K)
SUÇ : Mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ile katılanın aynı handa işyerlerinin bulunduğu, ortak kullanım alanına masa konulması nedeni ile aralarında tartışma çıktığı, sanığın, bu tartışma esnasında elindeki tabure ile vurmak suretiyle katılanın işyerinin kapısının zerindeki iki adet camın çatlamasına neden olduğu somut olayda; mala zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılanın 21.12.2010 tarihli duruşmada sanığın zararı olan 500,00 TL’yi banka hesabına yatırması halinde şikayetinden vazgeçtiğini, yatırılmadığı taktirde şikayetçi olduğunu, cezalandırılmasını istediğini söylediği, sanığın da hüküm tarihinden önce 23.12.2010 tarihinde istenilen parayı katılanın hesabına yatırdığı, ancak karar duruşmasına katılmadığı için hüküm tarihinden sonra banka dekontunu dosyasına ibraz etmesi karşısında, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 4.5.1992 tarih 112/134 sayılı kararında anlatıldığı üzere şikayetten vazgeçme belirli bir şekle tabi olmamakla beraber şikayetten vazgeçme iradesinin hiçbir duraksamaya yol açmayacak biçimde açıklanması gerekmekte olup katılandan zararının giderilmesi karşısında şikayetinden vazgeçip geçmediği sorulup, şikayetinden vazgeçmesi halinde soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı olan mala zarar verme suçu nedeni ile düşme kararı verilmesi, şikayetinden vazgeçmemesi halinde ise sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespitinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.