YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1414
KARAR NO : 2014/7602
KARAR TARİHİ : 21.04.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/47591
MAHKEMESİ : Antalya 6. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/09/2010
NUMARASI : 2009/924 (E) ve 2010/921 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan esnaf fefalet kooperatifinin üyesi iken Halk Bankası’ndan kredi çektiği, daha sonra bu borcu ödeyemeyince hakkında takip yapıldığı, sonrasında bu borcun bir kısmını ödediği, kooperatif yetkilisi olan sanık Metin’in geri kalan borcu kooperatifin hesabının bulunduğu bankaya yatırmamasını, elden kendisine getirilmesini söylediği, kayınpederi ile sanık Metin’e 500, 500, 1000 TL tutarlı paraları ayrı ayrı elden gönderip ödeyerek borcunu tamamen ödediği, bir kaç gün sonra kendisinin kooperatife giderek elden ödenen bu paralar için banka dekontunu istediği, iki adet 500 TL’lik dekontun fotokopisini sanık Metin’den, 1000 TL’lik dekontun fotokopisini ise yine kooperatifte çalışan sanık Gülçin’den aldığı, dekontları aslına uygun olduğuna dair onaylamalarını istediği fakat sanıkların kabul etmedikleri, oradan ayrıldıktan sonra bu üç..dekontun da tarih ve sayılarının aynı olduğunu öğrendiği, bu dekontlardaki paralardan 500 TL’nin kooperatif hesabına yatırıldığı, 500 ve 1000 TL paraların hesaba yatırılmadığını, yatırılmayan bu paralar için diğer yatırılan paranın dekontunun üzerinde değişiklikler yaparak fotokopisini çekip kendisine verdiklerini öğrendiği olayda eylemin bankanın maddi varlıklarından olan banka dekontunun kullanılmış olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği, bu suçlara bakma görev ve yetkisinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.