Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14252 E. 2013/12326 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14252
KARAR NO : 2013/12326
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Hükümlü … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümlünün yokluğunda verilip 15.01.2009 günü usulüne uygun olarak tebliğ olunan 26.11.2008 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, hükümlünün yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 11.05.2011 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar Maşallah ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümleriyle, sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmü aynı konutta beraber yaşadığı eşine 15.01.2009 tarihte tebliğ edilmiş ve sanık da mahkumiyet hükmünü 16.02.2009 tarihinde temyiz etmiş ise de; sanığın ibraz ettiği “er izin belgesinden” tebliğ tarihinde askerde olduğu anlaşılmakla temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın … ilinde aynı işyerinde çalışmaları nedeniyle tanıdığı şikayetçilere elinde tarihi altın sikke olduğunu söylediği, olay tarihinden bir kaç gün önce şikayetçi … ile sanık …’ın … ilinden … iline geldikleri, sanık …’ın akrabaları olarak tanıttığı diğer sanık … ve hükümlü …’i çağırdığı ve bir parkta buluştukları, şikayetçilere kendilerini “…” ve “…” olarak tanıttıkları, sanık …’nin kuyumcudan almış olduğu iki adet altın parayı yanında getirdiği ve şikayetçiye gösterdiği, numune olarak bir tanesini 500 TL karşılığında şikayetçi …’a verdiği, şikayetçi …’ın altını alarak … iline gittiği ve bir kuyumcudan sorarak atının gerçek olduğunu öğrendiği, sonrasında şikayetçiler … ve …’in yeteri kadar para temin edip sanık … ile birlikte tekrar … iline geldikleri, yapılan pazarlık sonuu altınların alımı hususunda anlaştıkları, şikayetçi …’ın otogarında tek başına beklediği ve diğer şikayetçi … ile sanık …’ın altınları almak üzere … ilçesi … Köyü girişine gittikleri, sanık …’ın köy girişinde şikayetçi …’e köye girmelerinin sakıncalı olduğunu, parayı kendisine vermesini ve kendisinin de altınları getireceğini söylediği, şikayetçi Alattin’den 24.000 TL parayı alan sanık …’ın köy içine gittiği ve bir daha geri dönmediği sabit olmakla sanıklar Maşallah ve … dolandırıcılık suçunu işledikleri dair kabul ile, sanık …’in bu iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O yer Cumhuriyet Savcısı, sanık … ve müdafii ile sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.