YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1466
KARAR NO : 2013/7407
KARAR TARİHİ : 22.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hırsızlık
HÜKÜM : Beraat,mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tanık …’ün, Gürpınar İlçe Jandarma Komutanlığı’nda görev yapan …’ı arayarak, suça sürüklenen çocuk … ile sanık …’nin Salkım Köyü ile Tutmaç Köyü arasında bulunan telefon direklerinden telleri keserken bizzat gördüğünü, ellerinde telleri kesmekte kullandıkları penselerin bulunduğunu, kendisini görünce kaçtıklarını, onları takip ettiğini ve ikametlerinin arka tarafında rulo haline getirilmiş telefon tellerini gördüğünü belirttiği, bunun üzerine jandarma görevlilerinin ertesi gün olay yerine intikal ettiği, evlerinde yaptığı aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, yapılan araştırmada tanık … ….’in ikametinin yanında bulunan ve köm olarak tabir edilen yapının ön kısmında rulo haline getirilmiş telefon tellerinin bulunduğunun iddia edildiği olayda;
1-Sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen beraat kararlarına karşı katılan vekili tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın suçlamaları kabul etmemesi, tanık …’ün çelişkili beyanları, telleri bizzat kestiğini gören görgü tanığının bulunmaması hususları gözetilerek, savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, sanık hakkındaki beraat hükümlerinin ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına karşı katılan vekili ve müdafii tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-Suça sürüklenen çocuğun suçlamaları kabul etmemesi, tanık …’ün çelişkili beyanlarda bulunması, telleri bizzat kestiğini gören görgü tanığının bulunmaması, diğer sanık … ile birlikte yapmış oldukları istikrarlı savunmalarında, kendilerini ihbar eden ….. ile aralarında husumet bulunduğunu belirtmeleri, bu durumun tanığın kardeşi olan tanık …… tarafından da doğrulanması, tanık …’ın da, suça sürüklenen çocuğun telleri bizzat kestiğini görmediğini, ancak teller ile onları kesmeye yarayan pensenin 5 metre ilerisinde bulunduğu söylemesi, ayrıca jandarma görevlileri tarafından, suça sürüklenen çocuğun evinde yapılan aramada suça konu tellere rastlanılmayıp, tellerin tanık …’in evinin yakınlarında bulunması, tanık …’in de, jandarmanın gelmesinden 3 gün önce telleri bulduğunu beyan etmesi nedeniyle, tanık …..’ın ifadelerinin doğruluğu konusunda şüphenin oluşması, tanık …..’ın beyanlarının ise, tanık …’ın aktarımları doğrultusunda olması nedenleriyle suça sürüklenen çocuğun savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden beraatı yerine, yazılı şekilde atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
b-Hırsızlık yapmak amacıyla zorunlu olarak koparmak suretiyle çalınmak istenen malın aynına zarar verildiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, eylemin bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.