Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14661 E. 2015/29230 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14661
KARAR NO : 2015/29230
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanığın olay tarihinde temyiz dışı diğer sanıklarla birlikte şikayetçi B.. A..’ın pompacı olarak çalışmakta olduğu ….. Tic. Ltd. Şti’de isimli benzin istasyonuna geldikleri, sanıkların ellerinde çek olduğunu ve bu çek ile alış veriş yapmak istediklerini ve bu amaçlada bir yetkili ile görüşmek istediklerini söyledikleri, şikayetçinin de sanıklara işletme müdürünün cep telefonunu verdiği ve sanığın işyeri müdürü olan ……ile telefonla görüştükleri, şikayetçinin kendisinin de işyeri müdürü ile cep telefonuyla görüştüğü, işyeri müdürünün “çekin arkasına bak, kaşe varsa çeki al, mazotu ver” dediği, şikayetçininde bulun üzerine sanıkların vermiş olduğu çeki alarak şüphelilerin ait ….. plaka sayılı araca mazot yüklediği, sanıkların yakıtı aldıktan sonra benzin istasyonundan ayrıldıkları, sanıkların verdiği 1 adet ….. çek numaralı ….. şubesinden alınan 1.350 TL lik hamiline yazılı çekin sahte olduğu, çekin renkli fotokopi ile çoğaltılmış olduğu, bu şekilde sahte çek vererek bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarının işlendiği iddia edilen olayda;
Dosyadaki bilgi ve belgelerle şikayetçinin aşamalarda değişmeyen tutarlı anlatımı ve tanık ….’in beyanlarına göre, sanık İ.. K..’un şikayetçinin çalıştığı benzin istasyonundan 1.350.00 TL’lik mazot aldığı karşılığında,sahte olarak oluşturulmuş ….. şubesine ait rakamsal değeri 1.350.00 TL. olan ve bilirkişi raporuna göre söz konusu çekte düzenleyen ve ciro eden olarak gösterilen diğer sanıkların eli mahsulü olmayan imzalar taşıyan ve normal bir kambiyo senedi gibi tedavül etme özelliği başka bir anlatım ile iğfal kabiliyetine haiz sahte çeki şikayetçiye verdiği,bu suretle üzerine atılı suçları işlediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın TCK’nın 158/1-f-son cümlesine göre, hapis cezasının alt sınırının 3 yıldan az olmayacağı gözetilmeden 2 yıl hapis cezası verilmesi ve adli para cezasının da haksız menfaat miktarının iki katından az olmamasının gerekmesine rağmen gün sayısının 135 gün olarak tespit edilmesi yerine 120 gün belirlenmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.