Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14777 E. 2015/29187 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14777
KARAR NO : 2015/29187
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

Tebliğname No : 15 – 2013/144127

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/06/2010
NUMARASI : 2008/342 (E) ve 2010/524 (K)
SANIK : A.. D..
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, yanında arkadaşları ile birlikte şikayetçiye ait taksiye binerek yol üzerinde bulunan marketten bira satın aldığı, şikayetçiye tur atmasını söylediği ve araç içerisinde satın aldığı birayı içtiği, arka koltukta oturan arkadaşlarını indirdikten sonra kendi gideceği adresi söylediği, bahçeli bir evin önünde sanığın inerek bahçe içerisine doğru “baba, 100 TL getir” diye bağırdığı ve tekrar şikayetçinin yanına giderek babasının 100 TL getireceğini, taksimetre ücreti olan 40 TL’yi düştükten sonra para üzeri olan 60 TL’yi kendisine ödemesini istediği, sanığa güvenen şikayetçinin 100 TL parayı almadan 60 TL’yi para üzeri olarak sanığa verdiği, bahçe içerisine giren sanığın tekrar dışarıya çıkmadığı, şikayetçinin bahçeye girip baktığında içeride kimse olmadığını farkettiği ancak araç içerisinde bırakılan bira şişesi üzerinden alınan parmak izi ile sanığa ulaşıldığı, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ifadesi, şikayetçi beyanları, tutanaklar, ekspertiz raporu ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince “suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu gereğince teşdiden” denilmek suretiyle hükmolunan hapis cezası asgari hadden uzaklaşılarak tayin edildiği edildiği halde, adli para cezasının asgari hadden tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.