YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15163
KARAR NO : 2015/29775
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/62226
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/12/2011
NUMARASI : 2011/171 (E) ve 2011/364 (K)
SANIK : M.. M..
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan R.. T..’a ait kimlik bilgileri ile hazırlanmış kendi fotoğrafının bulunduğu nüfus cüzdanını temin ettiği, bu nüfus cüzdanıyla Polatlı İlçe merkezinde ev kiraladığı, Türk Telekom abonelik sözleşmesi imzalayarak 0 312…..10 46 numaralı telefon hattını aldığı, söz konusu telefonun borcu ödenmediği için 31/07/2007 tarihinde iptal edildiği ve 428,86 TL’lik borç nedeniyle katılan R.. T.. hakkında Polatlı 1.İcra Müdürlüğü’nün 2007/1809 sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiği, bu şekilde sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, sahte kimlikle Telekom Müdürlüğü’ne müracaat edip abonelik sözleşmesi yaparak kullanmasından ibaret eyleminin, nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanı kullanılarak dolandırıcılık suçunu işlemesi nedeniyle TCK’nın 158/1-d maddesi kapsamında kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyete hükmolunması,
Kabule göre de; hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış haklarının CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca saklı tutulmasına 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.