Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/15543 E. 2015/30516 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15543
KARAR NO : 2015/30516
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

Tebliğname No : 15 – 2011/405678

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/10/2011
NUMARASI : 2011/730 (E) ve 2011/866 (K)
SANIK : İ.. A..
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında, hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin nazara alınmaması ile kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin tatbik edilmemesi isabetsizlikleri aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosyada mevcut sabıka kaydı içeriğine göre de; hakkında TCK’nın yazılı biçimde uygulanmasında, yasaya aykırılık görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine itibar edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Şikayetçinin, arsasını satmak için, telefon numarasını da ihtiva eden ilanı (sokak direklerine iliştirilmiş) verdiğini gören ve onu …47 48 no’lu cep telefonu ile arayıp, kendisini Maliye Bakanlığında önemli bir konumda çalışan Murat Karadeniz ismiyle tanıtan ve arsa alım-satımı hususunda konuşmak üzere Ak Parti Genel merkezi yanındaki bir kafe’de buluştuklarında, partideki yöneticileri-çalışanları yakından tanıdığını, onlar nezdinde itibarı bulunduğunu ve yaptıramayacağı bir iş olmadığını, arsayı da bir hayırseverin alıp, üzerine yaptıracağı evleri garibanlara vereceğini söyleyerek müşteki üzerinde belirli bir inanç sağlayan sanığın, ilerleyen diyalog ortamında; yeni emeklilik mevzuatı ve açıkları konusunda bilgi sahibi olduğunu, ev hanımlarının da emekli olabileceklerini ancak başvuru süresinin saat 17.00 itibariyle biteceğini, 5.000 TL’nin yatırılması halinde şikayetçi eşinin emekli olmasını sağlayacağını vaat edip, kandırarak şikayetçiden bu parayı elden aldıktan sonra bir bahane ile onun yanından uzaklaşarak haksız yarar sağlaması eyleminin TCK’nın 157/1. maddesinde tanımlanan “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında yukarıdaki eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkğın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.