Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/15879 E. 2015/30830 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15879
KARAR NO : 2015/30830
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

Tebliğname No : 11 – 2012/72500

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/11/2011
NUMARASI : 2011/39 (E) ve 2011/351 (K)
SANIKLAR : İ.. A.., F.. Y.., Z.. Y.., H.. T.., M.. T.., M.. A..
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıki İ.. A..’na ait muhasebe bürosunda yapılan denetim sonucunda R.. Y.., H.. A.. ile E.. T..’ın fiilen çalışmadıkları halde, 5510 sayılı yasanın getirdiği haklardan yararlanmak amacı ile yaşı küçük şahısların anne-babaları olan sanıkların yönlendirmeleriyle işe giriş bildirgeleri düzenlenerek SGK İl Müdürlüğü’ne gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine şikayetçi kurum tarafından suç duyurusunda bulunulduğu, sanıklar İ.. A.. ile M.. A..’nun kızları H.. A..’nu, H.. T.. ile M.. T..’ın oğulları E.. T..’ı, Z.. Y.. ile F.. Y..’in kızları R.. Y..’i fiilen çalışmadıkları halde ilgili sosyal güvenlik mevzuatındaki haklardan faydalanmalarını sağlamak amacıyla gerçeğe aykırı düzenlenen işe giriş bildirgelerini katılan kuruma göndermek suretiyle Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia edilen olayda;
Tüm dosya kapsamına göre,sanıkların özel belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle ve yine tüm sanıklar hakkında kurum zararı gerçekleşmediğinden yüklenen dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçelerine dayanan kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 04.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.