YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15937
KARAR NO : 2015/30624
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/82348
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/12/2011
NUMARASI : 2009/950 (E) ve 2011/930 (K)
SANIK : B.. S..
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDEN : Sanık
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Onama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müşteki N….’in kendisine ait ….. plakalı aracı arkadaşı M….’a emanet olarak verdiği, sanık B…’in M….’tan emanet aldığı suça konu aracı 3.500 TL borcuna karşılık olmak üzere temyiz dışı sanık Tarık’a verdiği, müştekiye ait aracın üzerinde … sayılı plaka olduğu halde yakalandığı, sanığın bu şekilde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, müşteki ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin sübut bulan eylemin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK 52/3. md.ne aykırı olarak, hapis cezasından çevrilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının gösterilmemiş olması,
Mahkeme masrafı olarak yapılan toplam 15,00 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Kanunun 106/1. maddesinde belirlenen 20 TL’den az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK’nın 324/4 maddesi gereğince Devlet Hazinesine yükletilmesi yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının “TCK 50/1. maddesi uyarınca sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının “ibaresinden sonra gelmek üzere “50 gün adli para cezasına çevrilmesine” ibaresinin yazılması hüküm fıkrasında yargılama giderlerine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “15 TL davetiye giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/11/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.