YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15947
KARAR NO : 2015/30944
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/43891
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/11/2011
NUMARASI : 2011/35 (E) ve 2011/311 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddesin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir.. bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca bir çok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Keşidecisi, Fortisbank / ……. şubesi nezdinde hesabı bulunan …………. ünvanlı şirket görünen ve 13.07.2009 tarihli ekspertiz raporuna göre; “hakiki olmakla birlikte” çekin ön yüzünde tespit edilen bazı ibarelerin “evvelce aynı yerlerde mevcut ibarelerin fiziksel yolla silinmelerinden sonra husule getirilmiş… aldatma kabiliyetini haiz…” olduğu bildirilen suça konu, 06.05.2007………… keşide tarihli, …………. seri no.lu, 8.500 TL bedelli, “hamiline” düzenlenmiş çek yaprağını, aldığı ileri sürülen mal bedeli karşılığında, şikayetçi ………. Ünvanlı (…………) şirkete (katılan şirket müdürü ………….) birinci cironta kısmına “…………” ismini (ve adına abonelik kaydı olmayan telefon numarasını) yazıp-imzalayarak (değiştirerek) verip (22.06.2010 tarihli ekspertiz raporuna göre ise; “…mevcut mukayese el yazılarına ve imzalarına kıyasla ilgi ve irtibat tespit edilememiş ise de…) haksız yarar sağlayan (……………dosyasında borçlu olarak gösterilmeyen) sanığın eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; kovuşturma evresinde …………..Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 09.05.2011 tarihli uzman bilirkişi raporunda; birinci ciro yazı ve imzanın sanık eli ürünü olduğu bildirilmiş ise de; soruşturma evresinde aynı Kurum asistanlarından alınan 22.06.2010 tarihli raporda “… mevcut mukayese el yazılarına ve imzalarına kıyasla ilgi ve irtibat tespit edilemediği…” tespiti yapılmış olmakla; raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas Dairesinden alınacak raporla giderilmesi, ………… vekilinin ………. İcra Hukuk Mahkemesine sunduğu 27.06.2007 tarihli dilekçesinde “çek aslının muhatabına ödendiği ve bankada olduğu” yönündeki savının araştırılması, çekin ilgili bankanın …………. şubesinde ibrazı (07.05.2007) karşısında, katılan ……..ve sanığın aşamalardaki anlatımlarında adları geçen ………. ithalattan ……….ddia ve savunmalar doğrultusunda usulünce tanık olarak dinlenmeleri, şikayetçiden suça konu çekin sanıktan alınmasına neden olan alışverişe ilişkin ticari bilgi-belgelerini dosyaya sunmasının istenmesi, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma-kovuşturmayla yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/11/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.