YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15959
KARAR NO : 2015/30753
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
Tebliğname No : 11 – 2011/218086
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/02/2011
NUMARASI : 2011/26 (E) ve 2011/55 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme imkanını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın annesi A. C.’e ait olan sağlık karnesi ile ….. Devlet Hastahanesi plastik cerrahi bölümüne kayıt yaptırarak muayene olduğu, suça konu sağlık karnesinde fotoğraf yapıştırma veya benzeri herhangi bir usulsüzlük yapılmadığı, reçete yazdırarak ilaç aldığı iddia edilen somut olayda; sanığın herhangi bir şekilde sahte evrak düzenlemek veyahut mevcut evrakta tahrifat yapmak suretiyle hastahane yetkililerini aldatabilecek nitelikte hile oluşturacak bir davranışları bulunmadığı, hastane yetkililerince sanığın 1981 ,annesinin 1962 doğumlu olması, fiziki görünüş olarak da aralarında herhangi bir benzerlik bulunmadığı gibi ilk bakışta kolayca sanık ile annesi A.C.in ayırt edilebileceği, sanığın annesinin fotoğrafının sağlık karnesinde mevcut olduğu, hastane yetkililerinin sağlık karnesinin başka bir şahsa ait olduğunu basit bir tetkikle rahatlıkla tespit edebilmelerinin icra ettikleri işin verdiği tecrübeye istinaden her zaman mümkün olması sebebiyle nitelikli dolandırıcılık suçunun unusurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 04.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.