Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/16003 E. 2015/30707 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16003
KARAR NO : 2015/30707
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

Tebliğname No : 15 – 2011/398351

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/04/2011
NUMARASI : 2010/219 (E) ve 2011/252 (K)
SANIK : M.. B..
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın İstanbul’da emlakçılık yaptığı, sanığı yurt dışında bulunan ağabeyinin kiracısı olması sebebiyle tanıdığı, kimliği tespit edilemeyen Ö.. K… isimli diğer şüpheli ile birlikte, Ö… K…’nın kardeşine aitmiş gibi İstanbul ili Avcılar ilçesinde bir arsayı satmak üzere katılana gösterdikleri ve arsanın satışı konusunda 20,000,00 TL bedel karşılığı anlaştıkları, Özkan Kara’nın kardeşi diye bildirilen kişiden vekalet çıkartma bahanesiyle katılan ile birlikte İzmir’e geldikleri katılanın arsa bedeli olarak yanında getirdiği 20,000,00 TL’yi İstanbul ….. İş Bankasına yatırdıktan sonra sanık M.. B.. ile katılanın …. Otelinde kaldıkları, sanığın, katılanın parayı çekmesini sağladıktan sonra sanığın katılana hitaben “senin parayı koyacak cebin yok tamamını bana ver bende dursun ” dediği, paranın 2000 TL’lik kısmını Ö…. K….’ya vererek” sen git kardeşinden vekaletnameyi al yanımıza gel” dediği, daha sonra katılanın …. Bankası şubesine kredi kartı borcu ödemek için sanık ile birlikte gittiği, bankada işlemlerini yaptırdığı sırada sanığın olay yerinden ayrıldığı, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda, iddia, katılanın anlatımı, tanık beyanı, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde dolandırıcılık suçunun sanık tarafından işlendiğine yönelik mahkemenin kabulünde aşağıda belirtilenler dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
b-CMK’nın 324/4 maddesi uyarınca Devlete ait yargılama giderlerinin 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken , 15 TL yargılama giderinin sanıktan alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından yargılama gideri ile ilgili kısım çıkartılarak yerine “yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması ve 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.