YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16025
KARAR NO : 2015/30878
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2011/378576
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/07/2011
NUMARASI : 2008/92 (E) ve 2011/431 (K)
SANIK : Ö.. T..
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihi, haksız menfaatin elde edildiği 19.07.2007 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 16.07.2007 olarak yazılmış ise de, bu husus mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Tokat İlinde çay ocağı işleten katılanın yanına gelerek sohbet etmeye başladığı, akabinde kendisinin otomobil yedek parçası satan pazarlamacı olduğunu söylemesi üzerine katılanın ihtiyacı olan piston, sekman, gömlek, conta, yataklar, buji ve sibop satın almak istediğini belirtip sanığa gönderip gönderemeyeceğini sorduğu, sanığın da kargo ve KDV dahil 250 TL’ye gönderebileceğini söylediği, daha sonra sanığın akrabası olan tanık Murat’ın adına kayıtlı olan cep telefonundan katılanı arayarak suça konu siparişlerini kargoya verdiğini belirtip, kargo fatura numarasını katılana ilettiği, katılanın sözkonusu kargo şirketini aradığında böyle bir kargonun verildiği ve ertesi günü alabileceğinin söylendiği, bunun üzerine katılanın Ziraat Bankası Ulus Şubesi aracılığıyla sanığa 250 TL havale ettiği, ancak kargonun süresinde gelmemesi üzerine tekrar kargo şirketini aradığında söz konusu kargonun iptal edildiğini ve adına başka kargo olmadığını öğrendiği, bu şekilde sanığın hileli hareketler yaparak haksız menfaat elde etmek suretiyle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, banka dekontu, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde aşağıda belirtilen bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilirken uygulama maddesi olarak TCK’nın 50/1-a maddesi yerine 50/3.maddesinin yazılması ve hapisten çevrili gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 3.paragrafında bulunan “50/3“ ibaresinin çıkartılıp yerine “50/1-a“ ibaresinin yazılması ve aynı paragrafta bulunan “ekonomik ve diğer şahsi hallerine göre“ ibaresinden sonra gelmek üzere “TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca günlüğü” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.