Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/16059 E. 2015/30747 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16059
KARAR NO : 2015/30747
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

Tebliğname No : 15 – 2011/405263

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/12/2010
NUMARASI : 2010/5 (E) ve 2010/205 (K)

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının,özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir.Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler,internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Katılan H.. K..’nın araç tamir servisi bulunduğu, 2007 Mayıs ayı başlarında sanık Ö.. Y..’ın katılan H.. K..’ya giderek aracının yolda kaldığını, çekilip tamir edilmesi hususunda yardım istediği, bunun üzerine katılan H.. K.. personelini göndererek sanık Ö….’in kullandığı ….. plakalı aracı işyerine getirdiği, katılan H.. K..’nın arızayı tespit ettikten sonra aracın masrafının 3.700,00 TL tutacağını söylediği, sanığın da bunu kabul etmesi üzerine katılanın aracın dışarıdan alınacak parça masrafı için 1.000,00 TL yi talep ettiği, sanığın da kredi kartından 1.000,00 TL yi katılanın iş yerinde bulunan post makinasından çekip ödediği ve geri kalan parayı da çek olarak vereceğini söylediği, katılanın aracının yaklaşık bir hafta on günlük bir süre içerisinde tamir işinin bitirildiği, sanık Ö.. Y..’ın katılanı arayarak aracı sorduğu, katılanın da aracın hazır olduğunu söylediği bu konuşmadan bir kaç gün sonra katılan H…..’ın dükkanda olmadığı bir sırada sanığın dükkana gelerek tamir olan……..nolu aracını kalan borcuna karşılık 2.700,00 TL’lik çek vererek almak istediği, dükkanda bulunan katılanın damadı D.. Y..’ın da katılan H….’ı arayıp durumu anlattığı, katılanın da “tamam çeki al, arabayı ver” demesi üzerine sanık Ö…..’in suça konu 15/05/2007 keşide tarihli alacaklısı H.. K.., keşidecisi …… Tek.ve Elektrik Dış Tic. Şti. görünen çeki D.. Y..’a vererek aracı alarak ayrıldığı, katılanın 16/05/2007 tarihinde çekin tahsili için ……. şubesine ibraz ettiğinde bu çekin ….. şubesinden 05/12/2006 tarihinde çalınan çeklerden olduğunun anlaşıldığı sanığın bu şekilde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğine yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.