Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/16989 E. 2015/30927 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16989
KARAR NO : 2015/30927
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

Tebliğname No : 15 – 2011/407338

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/05/2011
NUMARASI : 2011/95 (E) ve 2011/315 (K)
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın arazinin ifraz işlemlerinin yapılması için sanığa 11.06.1996 tarihli koşulsuz satış yetkisini içeren vekaletnameyi noterden verdiği, sanık tarafından katılana ait arazide ifraz işlemleri yapılması sonucunda 1 nolu parseldeki 1526 adanın park yeri, 680 adanın ise ilkokul alanı olarak belirlendiği, 5 yıl boyunca bu parsel üzerine okul yapılmayınca katılanın arazisinin hazineye devrinin yapıldığı düşüncesi ile arazinin yeniden kendisine verilmesini talep ettiği, ancak; ………. Meclisi’nin 09.12.2004 tarihinde imar planında değişiklik yaparak okul yerini park yeri olarak değiştirdiği, katılanın da …… ….. Mahkemesi’ne imar planındaki değişiklik nedeni ile iptal davası açtığı, söz konusu davada belediyenin savunmasında kamulaştırma işlemlerindeki güçlük nedeni ile daha önceden park yeri olarak belirlenen 1526 ada ile 680 adanın mahiyetinin değiştirilip okul yerinin park, park yerinin ise okul yapılmasına yönelik kararında zorunluluk bulunmadığı gerekçesi ile 27.06.2008 tarihinde iptal kararı verildiği, bu karardan önce …… …… Encümeni’nin 04.04.2008 tarihinde yani dava sonuçlanmadan yaklaşık 2,5 ay önce bir karar alarak yeşil alan ihtiyacı gerekçesi ile 680 parselin yeşil alan yapılması için emlak vergisi kaydı olan 42.303,00 TL üzerinden satın alınmasına karar verdiği, sanığın bu aşamada devreye girerek 13 yıl önce ifraz işlemleri için koşulsuz satış yetkisi veren vekaletnameye dayanarak 04.04.2008 tarihinde 680 parseli belediyeye vekaleten bedel almaksızın sattığı, oysa ki asıl olan katılanın bu süreçte hem İdare Mahkemesine iptal davası, hem de Asliye Hukuk Mahkemesine tapu iptal ve tescil davası açmış olduğu somut olayda; sanığın daha önce malik ile bahsi geçen parselin okul yapılması için mutabakatlarının olduğunu, müteahhit olarak imar uygulamasını yaptığı için bedel olarak 14 tane parselin kendisine bırakıldığını, ancak prosedür gereği bunların önce katılanın adına tescil edildiğini, aralarındaki anlaşma gereğince de bu parselleri kendisinin satıp parasını aldığını, 1 nolu parselin 2,3,4 ve 5 nolu parseller ile birleştirilmesi, böylece okul inşaatının yapılması için belediyeye verdiğini, kendisinin anlaşmanın gereğini yerine getirdiğini savunmasına karşın, bahsi geçen vekaletnamenin incelenmesinde bağış yetkisi vermediği halde sanığın bedelsiz olarak 680 parseli belediyeye devretmesi, mahkemenin, katılanın başlattığı hukuki süreçten sanığın haberinin olmadığına yönelik kabulüne karşın, Belediye Encüme’nin 04.04.2008 tarihinde suça konu arazisinin satın alınması konusunda karar verdiği gün sanığın devri işlemini tamamlaması ve kısa bir süre sonra da İdare Mahkemesi’nin imar değişikliğine ilişkin kararı iptal etmesi karşısında sanığın hiç bir bilgi vermeksizin 13 yıl önceye dayanan vekaletname ile katılanın aleyhine ücret dahi almaksızın işlem yapmasının kötü niyetle hareket ettiğini ortaya koyduğu gözetilmeden unsurları oluşan TCK’nın 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması yerine, oluşa ve dosyadaki delil durumuna aykırı olarak beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.