YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1715
KARAR NO : 2014/9424
KARAR TARİHİ : 13.05.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/41823
MAHKEMESİ : Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/07/2010
NUMARASI : 2009/1034 (E) ve 2010/744 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında öngörülen ceza miktarına nazaran, katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, müteahhit olan sanığın, yaptığı sitenin 3. Blok B giriş 1. kat B-2 numaralı daireyi katılan’a vermek üzere 55.000 TL’ye satıp parasını almasına rağmen, daireyi katılana devretmeyip bir başkasına sattığı, katılanın olayı öğrenmesinden sonra bu kez sanığın yeniden fark almak suretiyle bir başka daireyi kendisine vermeyi taahhüt ederek sözleşme yaptığı, bir süre sonra sanığın bu daireyi de tapuda bir başkasının adına devrini sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanığın sattığı ilk dairenin parasını aldığı halde, haklı ve yasal bir neden olmaksızın daireyi katılana devretmek yerine ondan habersiz bir başkasına sattığı, katılanın bu devir nedeniyle zararını tazmin amacıyla bir başka dairenin satışı için sanıkla yeniden sözleşme yaptığı, ancak sanığın satış için anlaşmaya varılan ikinci daireyi de üçüncü şahsa satarak parasını aldığı, bu şekilde sanığın haklı ve yasal bir neden olmaksızın bedelini aldığı daireleri katılana devretmek yerine başkalarına satıp haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğininin anlaşılması karşısında, sübut bulan dolandırıcılık suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.