YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17320
KARAR NO : 2013/16302
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza (…1. Asliye C.)
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
04/07/2008 tarihli iddianame ile “genel olarak” sanıkların bankanın maddi varlığı olan sahte oldukları ileri sürülen çek yapraklarını piyasaya vermek suretiyle “basit dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda;
I) Sanık … hakkında “basit dolandırıcılık” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen Cumhuriyet savcısının temyiz itirazının incelenmesinde;
C. savcısının 30.12.2011 tarihinde tefhim olunan hükme yönelik 08/02/2008 tarihli temyiz dilekçesi, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 310/3. maddesinde belirlenen bir aylık süre geçtikten sonra verilmiş olduğundan, vaki temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanıklar … ve … haklarında “zincirleme resmi belgede sahtecilik” ve “Resmi belgede sahtecilik”; sanık … hakkında “Resmi belgede sahtecilik”; sanıklar …, … ve … haklarında “Resmi belgede sahtecilik”, “basit dolandırıcılık”; sanık … hakkında ise “Zincirleme resmi belgede sahtecilik”, “Resmi belgede sahtecilik” ve “basit dolandırıcılık” suçlarından verilen “mahkumiyet” hükümlerine yönelen adı geçen sanıklar ve bir kısım sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
04/07/2008 tarihli iddianame ile adı geçen sanıklar hakkında, “beraat” hükümleri kurulan ve temyiz konusu olmayan “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak-üye olmak” suçlarından bağlantı kurularak açılan “basit dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” nitelikli kamu davalarında genel olarak bankaların maddi varlıklarından olan “çek yapraklarının” kullanıldığı ileri sürülmüş olmakla; sübutları halinde eylemlerin TCK’nın 158/1-f maddesinde tanımlanan “nitelikli dolandırıcılık” suçlarını oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek “görevsizlik” kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde adı geçen sanıklar hakkında “mahkumiyet” hükümleri tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve sanık … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itabarı ile kazanılmış hakkın gözetilmesine 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.