Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1736 E. 2013/16633 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1736
KARAR NO : 2013/16633
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in, şikâyetçinin işyerine giderek kendisini … olarak tanıttıktan sonra kavak ağaçlarının bulunduğunu ve bunları satmak istediğini, gerekirse vadeli de verebileceğini belirterek Savaştepe ilçesi Soma yolu çıkışında bulunan 200 adet kavak ağacını şikâyetçiye gösterdiği, aralarındaki pazarlık sonucunda şikâyetçinin sanığa toplamda 7.500,00 TL değerinde iki çek ile 300,00 TL nakit para verdiği, şikâyetçinin kavakları kesmek için gittiğinde söz konusu yerin sanığa ait olmadığını anladığı, sanığın ise, 3.750,00 TL bedelli çeki Bandırma ilçesinde takibe koyduğunun iddia ve kabul edilmesi karşısında; sanığın hileli davranışlarla elde ettiği çeki icra takibine konu etmesi şeklindeki eylemlerinin TCK’nın 158/1-d maddesinde yer alan kamu kurumu olan icra müdürlüğünü aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirmek görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.