YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1808
KARAR NO : 2013/7499
KARAR TARİHİ : 24.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanıklardan …’ın tarlasında bulunan ağaçlardan yedi tanesini, diğer sanık … ile birlikte kesmeleri üzerine ağaçların arazinin yanında bulunan katılana ait bahçeye düşerek, burada bulunan fidanları kırmak suretiyle zarar verdiğinden bahisle, sanıkların olası kastla mala zarar verme suçunu işledikleri iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; olası kastla mala zarar verme suçunun işlenebilmesi için, sanıkların gerçekleşmesi muhtemel sonuçları öngörmelerine rağmen bu sonuçları kabullenmeleri, neticenin gerçekleşmesine aldırmamaları ve eylemlerine “olursa olsun” bilinciyle devam etmeleri gerektiği, taksirde ise sanıkların kendi yetenekleri, algılama güçleri, tecrübeleri, bilgi düzeyleri ve içinde bulundukları koşullar altında objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüklerini öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olmaları, ancak neticenin istenmemesine rağmen sonucun meydana gelmesi gerektiği, olayda sanıkların, katılana ait fidanların zarar görmesini öngördükleri kabul edilse bile, neticeyi de kabullendiklerine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, mala zarar verme suçunun ancak kasten işlenebildiği, taksirle işlenmeye elverişli olmadığı, bu
nedenle her iki sanık bakımından da mala zarar verme suçunun manevi unsurunun oluşmadığı gerekçeleriyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.