YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18095
KARAR NO : 2015/22679
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Sanık …’nün, eşiyle sokakta yürüdüğü sırada, aracıyla yanlarından yavaş yavaş geçen katılan sanık …’ın karısına doğru değişik bir şekilde baktığını düşünmesi nedeniyle durdurduğu…ile arasında çıkan tartışma sırasında, tarafların birbirlerine sinkaflı hakaretlerde bulundukları, tartışma sırasında …’nün, …’ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, …’nın da aracının içerisinde bulunan tırpanı alarak saldırmasına karşılık isabet ettiremediği, sanık …’nün ise, sanığın elindeki tırpanı almaya çalıştığı sırada tırpanın yere düştüğünün anlaşıldığı olayda;
1-Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 Sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm ve mala zarar verme suçundan verilen beraat kararı ile sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen 05.04.2013 tarihli ek karara yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’nün, aşamalardaki beyanlarında, …’nın elindeki tırpanı almaya çalıştığı sırada, tırpanın onun aracına denk gelmiş olabileceğini belirterek suçlamaları kabul etmemesi, görgü tespit tutanağında, aracın arka çamurluğunun orta kısmında 1 cm’lik boya döküntüsünün bulunduğunun belirtilmiş olması nedeniyle, hasarın tırpanın yanlışlıkla değmesi sonucunda meydana gelmiş olabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık Yalçın’ın kasten mala zarar verme suçunu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından verilen beraat kararıyla, karşılıklı hakaret nedeniyle kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklardan … hakkında verilen temyiz isteminin reddine dair 05.04.2013 tarih ve 2012/770-2013/279 E-K sayılı ek karar ile … hakkında kurulan 07.03.2013 tarihli hükme ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık …’nın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 30.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.