Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/18384 E. 2013/13895 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18384
KARAR NO : 2013/13895
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …müdafiinin 16.02.2005 tarihli mahkumiyet hükmüne karşı 17.06.2013 gününde eski hale getirme talebinde ve temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin …’ın ilgili dairesi olması karşısında, mahkemenin 17.06.2013 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olmasının yanı sıra, yokluğunda hüküm kurulan sanığa 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca 16/07/2012 tarihinde tebligat yapılmış ise de, tebligat evrakında haber verilen en yakın komşusunun isminin belirtilmesine rağmen,imzasının bulunmaması nedeniyle yapılan tebliğ işleminin Tebligat Kanunu’nun 21. maddesiyle anılan maddenin uygulanmasına yönelik Tebligat Tüzüğünün 28. maddesine göre geçersiz olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilmekle mahkemenin 17/06/2013 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılan … Petrol Ürünleri Ltd. Şti.’ne ait … petrol istasyondaki markette çalışan sanıkların, sattıkları ürünlerin barkodlarını cihaza okutmayıp, satış bedellerini kasaya dahil etmeyerek uhdelerinde tutmak suretiyle atılı suçu işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılan şirkete karşı aynı suçu birden fazla işlediklerinin anlaşılması karşısında, hükmedilen cezanın TCK’nın 43/1. maddesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün bu gerekçeyle ONANMASINA, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.