YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1848
KARAR NO : 2014/8892
KARAR TARİHİ : 06.05.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/18853
MAHKEMESİ : Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/05/2010
NUMARASI : 2009/907 (E) ve 2010/544 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelDikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, arkadaş Güner’in evinde yatılı olarak kaldığı sırada sanığın eve gelip kendisini A. A. hoca olarak tanıtıp katılana bakarak “senden elektrik alıyorum senin 3 adet cinin var bunları kovmadığımız sürece hayatında bütün işler kötüye gidecek ” dediği, katılanın da bundan etkilendiği, şüphelinin müştekiyi bu cinlerden korunmak için bir kağıt yazacağını ve ömür boyu üzerinde taşıması gerektiği, bu işi yapmak için de 2.000 TL para vermesini söylediği, katılanın o dönem yaşadığı bunalımdan dolayı söylenenleri kabul ettiği, birlikte bankaya giderek şahsa ilk önce 1.000 TL, 3 gün sonra yine 1.000 TL olmak üzere toplam 2000TL verdiği, daha sonra şüphelinin benim malzemelerim Ankara’ da burada hazırlayamam, hazırlayıp Mersin’e sana getireceğim dediği ve birlikte otobüsle Ankara’ya gittikleri ve müştekinin birkaç gün sonra geri döndüğü ancak şüphelinin
ortadan kaybolduğu, bu şekilde katılanı dolandırdığı iddia ile eylemin temas ettiği, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen “Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde, hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/05/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.