YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1852
KARAR NO : 2014/17621
KARAR TARİHİ : 30.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın yanına gelerek Alman Konsolosluğu’nu sorduğu, katılan kendisine cevap vermeye çalışırken bu defa elinde bulunan kol saatini göstererek cenazesi olduğunu saati satması gerektiğini söylediği, bu sırada sanıkla birlikte hareket eden ancak kimliği tespit edilemeyen 2. bir şahsın gelerek sanığa saati satmadın değil mi beni bekle bankadan para çekip 22.000 TL’ye alacağım dediği, sanığın beklemeyeceğini zaman kalmadığını söylerek, katılanla yürümeye devam ettiği, sanıkla birlikte hareket eden başka bir şahsın yanlarına gelerek katılana, bu saat çok değerli bana satmıyor başkasına kaptıracağız yazık olacak dediği, sanığın da kürtçe olarak katılana ben gavurların yanında çalıştım bu saat değerli sen bizdensin sana vereyim diyerek kandırması üzerine katılanın 1700 TL vererek saati satın aldığı, sanık gittikten sonra kuyumcuya göstermesi üzerine maddi değeri çok düşük olduğunun anlaşıldığı iddia edilen olayda; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.