Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1861 E. 2014/17595 K. 30.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1861
KARAR NO : 2014/17595
KARAR TARİHİ : 30.10.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın, sahibi olduğu daireyi 3.12.2008 tarihli sözleşmeyle içindeki eşyaları ile birlikte sanığa kiraladığı, ancak sanığın bir müddet sonra katılana ait eşyaları kiralamış olduğu evden alarak götürdüğü ve başka birine sattığı, bu şekilde üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ve tanık ifadesi, görgü tespit tutanağı, kira sözleşmesi ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı Kanun’un 53.maddesi 1.fıkrasının a.b.d.e bendinde yer alan hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı fıkranın c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında hükmolunan hapis cezası ile ilgili olarak mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği halde cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının kararda belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmesi ve hüküm fıkrasının tekerrürle ilgili kısmına “cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 30.10.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.