YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18817
KARAR NO : 2014/9969
KARAR TARİHİ : 21.05.2014
Tebliğname No : 9 – 2012/5981
MAHKEMESİ : Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/10/2011
NUMARASI : 2011/178 (E) ve 2011/312 (K)
SUÇ : Mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, müştekiye ait eski bir evde oturduğu, olay günü, kendisine kömür yardımı yapılmadığına sinirlenerek evi ateşe vermek suretiyle yaktığı, evin içindeki eşyalar ile evin tavan ve çatı kısmının zarar gördüğü, böylece sanığın mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, alınan tapu kaydına göre, evin bulunduğu arsanın müştekiye ait olduğu belirtilmiş ise de, sanık ifadesinde, evin belediyeye ait olduğunu, öncesinde de babasına ait olduğunu ifade etmekle, öncelikle evin sahibi olduğu iddia edilen müştekinin duruşmaya çağrılarak şikayet ve delilleri ile evin kime ait olduğu, sanığın hangi sıfatla bu evde oturduğu hususlarının sorulması, sanığın, evin
kendisine ait olduğu iddiasının araştırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinden sonra, aynı Kanun’un 152/2-a maddesi kapsamında arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, alt hadden ceza uygulandığı belirtilip, alt hadden de uzaklaşılarak suçun nitelikli hali nedeniyle artırım oranını düzenleyen TCK’nın 152/2-a maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.